16 Ocak 2015 Cuma

Düğün, Hint Mutfağı Deneyimi ve Körili Nohut Pilavı

Dünyanın en tatlı çifti, ki onlar bizim arkadaşlarımız oluyorlar, geçen hafta düğün dernekle evlendiler. İnsan evli olunca, çevresindeki her kesin evlenmesini istiyor. Kimilerine göre, özgürlüğünü özlediği, bekar arkadaşlarını kıskandığı için, çevresinde özgür kimse kalmasın istiyor. Bana göre, evlilik başıma gelen en iyi şey. Vallahi, abartmıyorum. 27 senelik ömrümde, başıma gelen en güzel, en tatlı şey evlenmem, daha çok bundan dolayı evliliği her kese öneriyor, her kesin başına gelsin istiyorum ben. Yalnızlık zaman zaman tatlı gelse de, karda uyumak gibidir, biz faniler için ölümcül olabilir. Düğünlerine katıla bilmesek de, arkadaşlarımız adına sevindik, dualar ettik, mutluluklarının daim olmasını diledik. 
Kuru kuru olmaz dediler ve bizi Beşiktaş`ta bir hint restoranına götürdüler. Bizim de, onların da ilk deneyimi olduğundan, büyük heyecanla gittik, oturduk

21 Aralık 2014 Pazar

İncir`in Kış Uykusu

Keşke kar yağsa, dinlensek...Keşke, uzun kış geceleri birileri  masallar anlatsa, dinlesek. Keşke ben bu girişi paylaşacağım tatlı tarifine bağlaya bilsem...

"İncir Uyutması" internette gezinirken, çok alakasız bir şekilde rastladığım bir tatlı tarifi. Anladığım kadarıyla, Sakarya yöresine has bir tatlıdır. Benim için önemli olan kısmı, şeker, un ve yağ kullanmadan yapılması. Şekerin zararlı, beyaz unun düşman, yağın da yasak olduğu bir dünya kurmaya çalışıyoruz, bu yüzden "incir uyutması" ilaç gibi geldi. Denedik, beğendik, paylaşmadan da geçemedik. Kuru incirin, pekmezimsi tadı sütle karışınca ortaya krema kıvamında nefis sütlü tatlı çıkmış oluyor. Ha bir de, ısıl işlem olmadığı için, vitaminler de hasar görmemiş oluyorlar.

29 Kasım 2014 Cumartesi

Oyunlar ve Kahvaltılar

"Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz, bilmem
  Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı" dermiş ya Cemal Süreya, alıntı yapmadan geçemedim. Kahvaltı denince aklıma hep bu dizeler gelir, gözümün önünde güneşli günler, geniş masalar, renk renk kahvaltılıklar canlanır, insanlar çevrelerine gülücükler dağıtır, kulaklarımda tabak çatal sesleri duyulur ve ben bu duyguyu öyle çok severim ki...
Meteoroloji "kara kış" haberlerini duyurmaya başladı, "kara" karanlığa, "karanlık" soğuğa, "soğuk" korkuya, "korku" umutsuzluğa seslendi. Onlar toplanıp gelmeden, dedim ki, kahvaltı yapalım, neden olmasın ki, mesela umut edelim. Kahvaltı güzel, ama yalnız başına tadı çıkmaz ki. Modern çağ insanını çılgın rutininden koparmak da ne mümkün. Bu yüzden kahvaltıya eski dünyanın güzel insanlarını davet ettim, böylece  önümüzdeki 90 gün için "Oyunlar ve Kahvaltılar" konsepti oluşmuş oldu. 

1.Gün

Oyun: WILLIAM SHAKESPEARE "MACBETH" 

Kahvaltı: 2 Kivi, 2-3 Mandalina, 1 Form "Pirinç Patlağı", 4 çiğ badem, 2 fındık içi, 1 tatlı kaşığı keçi boynuzu pekmezi ve yaseminli yeşil çay. 

20 Kasım 2014 Perşembe

Hadi En Başından...

Bitmedi daha...gitmeyin. Daha söylenmek istenenler söylenmedi, daha yazılmak istenenler yazılamadı, ben daha en güzel cümlelerimi kuramadım. Gitmeyin..Oturalım, uzun uzun oturursak, belki anlaşırız ha? Gitmeyin.... Daha zamanı değil, hele şimdi, hiç değil.
İnsan zamanı unutuyor, en çok gözününde önünde olan şeyi, en sık kontrol ettiği şeyi unutuveriyor işte. Bir de bakmışsın, saatler, haftalar, aylar geçmiş, sen farkına varmadan, sayısız nefesler tükenmiş. Oysa, hep hatırlamak lazım zamanı, çünkü bir tek zaman hatırlatıyor kaçınılmaz sonu. "Belki yarın, belki yarından da yakın" dır o son, ha? Gitmeyin..gitmeyin ki, başaralım, yolun sonuna geldiğimizde, boşuna değildi diyebilelim...Ben boşuna yazmadım, sen boşuna okumadın, zaman boşuna akmadı, yol boşuna bitmedi. 
Kahveyi boş ver, sen kendine bir çay koy, sil baştan başlayalım...

26 Temmuz 2014 Cumartesi

Vişneli Pudingli Tatlı&Vişneli Şeftalili Komposto

Vişneli Pudingli Tatlı (2 kişilik)
1 kase çekirdekten temizlenmiş ve yıkanmış vişne
6-7 tane sevdiğiniz her hangi bisküvi
1 paket  bitter çikolatalı puding
0.5 l yağsız süt

1.Pudingi talimatlarına uyarak pişiriyoruz ve bir kenarda bekletiyoruz.
2.Vişneleri yıkayıp, çekirdeklerini çıkarıp kurutuyoruz.
3. 2 küçük kase alıyoruz. Her kaseye önce 2 tane bisküviyi büyükçe parçalayarak yerleştiriyoruz, üstüne bir az vişne serpiyoruz, üstüne puding döküyoruz. Aynı işlemi bir kez daha tekrarlıyoruz, yani bisküvi+vişne+puding. Kasemizi istediğimiz şekilde vişneyle, yaprağıyla süslüyoruz ve bir kaç saat buzdolabında bekletiyoruz. Kalorisinin düşük oluşu ve hayli zahmetsiz yapımı nedeniyle sıcak ve uzun Ramazan günlerinin serin ve kısa iftar saatlerinde tercih etmek güzel olurdu, fakat malumunuz üzere kutlu ayın sonlarına yaklaştık, artık başka zamanlarda deneyin derim.

Vişneli Şeftalili Komposto

1 kase yıkanmış vişne
1-2 şeftali
10 kakule
5 karanfil
4 yemek kaşığı bal
3 bardak su
1 tatlı kaşığı yenibahar
1 tatlı kaşığı tarçın

Biz ailece şekeri hayatımızdan çıkarmak gayret ediyoruz, bu yüzden kompostomuzda tatlının doğal kaynağı balı kullandık. Anlayacağınız üzere tüm malzemeyi bir tencerede kaynatıyoruz, yaklaşık 20 dakika kaynadıktan sonra, altını kısıp (çoook düşük olacak ateş) ve kapağını kapatarak demlenmeye bırakıyoruz. Böylece baharatlar güzelce tadını ve kokusunu kompostaya sindirmiş olacaklar. Soğuduktan sonra buzla servis yapın. :)

10 Temmuz 2014 Perşembe

Karpuz Sorbet

Ramazan devam ederken, diyet meselesi yine rafa kaldırıldı. Hal böyle olunca,  gözlerimi kapatıp şekerli, yağlı ve unlu tatlılara karşı mücadilemi nasıl sürdürürüm diye düşünürken, aklıma kapruz geldi. Hemen internette faydalarını, kalorisini ve zararlarını araştırdım. Malumunuz üzere içinde çok miktarda potasyum ve su bulunduran mükemmel bir meyve kendileri, 100 gr için 57 kkal işin cabası. Fakat ben karpuzu öyle dilimleyip yemeyi sevmem derken, aklıma dondurmanın kız kardeşi sorbet geldi. Dondurma gibi yağlı, şekerli olmayıp, amma ve lakin bu yaz günlerinde en az dondurma kadar insanın içini serinleten, tatlı ihtiyacını gideren güzel bir şeydir sorbet. Çok uzatmadan, hemen tarife geçelim. Zira o kadar basit ki, mutfağın kapısının yerini dahi bilmeyen bir zat bile mutfağın kapısını bulduktan sonra kolaylıkla sorbet yapabilir.

4 Temmuz 2014 Cuma

Dukan Ekmeği

Ekmek her daim en önemli besinlerden olup, eksikliğinde açlığı gidermek pek zor oluyor. Bu yüzden özellikle diyet yaparken  ekmek yemek çok önemli. Dukan diyeti çok sayıda proteinin yanı sıra yulaf kepeyi kullanmayı da vacip kılmıştır. Diyetin her evresinde yulaf kepeyini kullanarak ekmek yapmamız mümkün, evreye göre ekmeyi farklı tatlarla lezzetlendire biliriz. Atak evresinde günlük yulaf kepeği hakkımız 1.5 yemek kaşığı, seyirde 2 yemek kaşığıdır. Ekmek yaparken bir kaç günlük kepek hakkını kullanarak, daha sonra ekmeyi gün sayısına bölerek rahatlıkla yiyebilirsiniz. Ben ilaveten ekmeğimi yaparken keten tohumu da kullandım. Keten tohumunun sindirim sisteminde mide ve bağırsak iç duvarlarını temizlediği ve
genelde kabızlığa iyi geldiği bilinmektedir.

Dukan Ekmeği (Atak evresi için 3 günlük)
6 yemek kaşığı Yulaf kepeği
1 yemek kaşığı Keten tohumu
1 yumurta
1 tatlı kaşığı süt tozu
0.5 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı yağsız yoğurt (susuz kısmı)
tuz

Tüm malzemeleri karıştırarak, kek hamuru kıvamında bir hamur yaptım. Daha sonra hamuru yağlı kağıtla kaplı fırın kabına dökerek, 180 derece ısıtılmış fırında 25-30 dakika pişirdim. Ekmek soğuduktan sonra 3 parçaya ayırarak paketleyip buzdolabına koydum. 
Afiyet olsun  ve hayırlı Ramazanlar :)