Dünyayı yaşam alanından, savaş alanına çevirmekte pek ustalaştı kapitalizmin karnı tok, gözü aç evlatları. Renklendiriciler, tatlandırıcılar, çeşitli E`ler, koruyucular ve b. da gıda sektöründe kullandıkları en önemli silahlar. Öyle acımasız ve orantısız bir savaşın ortasında kaldık ki, silahlar her gün üzerimize doğruluyor ve en korkuncu biz kendimiz o silahları alıp kafamıza sıkıyoruz. Kan yok, ama kanser, obezite, şeker, kalp krizleri var...depresyon, halsizlik, dengesizlik, umutsuzluk, sonuç olarak genel bir mutsuzluk hakim oldu hayatımıza. Yapacak hiçbir şey kalmadı, artık savaştan kaçamayız, belki savunmamızı bir az güçlendire biliriz. Bizim savunmamız doğa ve doğanın bize sunduğu her şeyin en saf hali. Olabildiğince doğal beslenmeye özen gösterin, lütfen! Meyveyi, sebzeyi mevsiminde yeyin ve asitik zehirleri değil, doğal suyu tercih edin, eti aldığınız yerlere dikkat edin, dışarıda yiyecekseniz, önceden araştırın ve mümkünse, yapabileceğiniz ürünleri evde yapın. Mesela, limonata, reçel, yoğurt, peynir... ve b.
.jpg)