24 Ekim 2013 Perşembe

Hayat Hanımefendiye ithafen...Limonlu Kup Kek

Bazı günler çevrendeki her şey saydamdır, tatlar ekşidir, sesler tizdir. O gün hayat hanımefendiden pek bir şey istemezsin. Hanımefendi de o günlerde pek bonkör davranır, verir de verir. Hani evde oturmuş çay içiyorsun, aniden kapı çalıyor, birisi sana kömür sobası yollamış. Eyvallah, ama ne yapacaksın şimdi bu sobayı. Atmaya çalışsan, taşıyamazsın, ağırdır; evinde bir yere koymak istesen, yer bulamazsın. Oturursun o zaman kapının önünde, sobanın yanında, düşünürsün. İşte bazı günlerde, böyle düşünmekten başka bir şey yapamıyorsun. Ne yaptığını, ne yapamadığını, yapacağını, yapamayacaklarını koyarsın beyninin bir köşesine, geçersin karşısına oturursun, düşünürsün. "Mutluluk dışında hastalıklar, kış, olumsuzluklar var.." söylüyor kadın şarkının tam ortasında, kafam karışıyor. Karışık kafayla en iyi ne yapılır...

13 Ekim 2013 Pazar

"Çiya" - Bir Kadıköy Masalı


"Hayatı ve kadınları" öğrettiği iddia edilen Kadıköy sokaklarından birinde, Balıkçılar çarşısının oralarda, rakı-balık sofralarının aralarından geçerek dümdüz yürürseniz karşınıza "Çiya" çıkacak. Rakısız ve balıksız, fakat hep dolup taşan bir mekandır kendileri, karşı-karşıya duran "Çiya Sofrası" ve "Çiya Kebap". Çiya kürtçe Dağ demekmiş. İlk mekan, yani "Çiya Kebap" 1987-den beri hizmet vermekte, diğeri 1998-de açıldı. Hani canınız kebap çekiyorsa bile, Sofra`da bu gün ne yemekler var acaba, demeden geçemiyorsunuz. Genelde çok çeşitli ve değişik, oldukça lezzetli yemekler sunuluyor müşterilere. Dalak dolması, Çorti toplama, Keledoş, Kenger aşı, Mumbar, Yuvarlama...derken diğer mekana geçip yerinizi alıyorsunuz, menüde gördüklerinizin yemeklerden aşağı kalan yanı yok doğrusu:  Şeftali Kebabı, Yenidünya Kebabı, Soğan Kebabı, Oruk, Cırtlak, Küşneme, Halep işi, Ekşili-Taraklı, Vişneli Kebap... Toplamda 100 çeşit kebap tadabilirsiniz "Çiya"da. Ben en son, Oruk Kebabı`nı denedim, nane, yenibahar, sarımsak, kıyma, biberli karışımdan hazırlanan müthiş bir yemektir, her kese öneririm.

11 Ekim 2013 Cuma

Bir Varmış, Bir Yokmuş...Gökten 3 Domates Düşmüş

Mevsimin son domatesleri stoklarda bitti bitiyor. Daha geçen ay kilosu 2 TL olan salkım domatesi dün bendeniz 4.99 TL`ye aldı ve anlaşılan 2013 senesinin son domates çorbasını yedik. Bu güzelim sebze (bazılarına göre meyve, ama benim dilim dönmüyor ona meyve demeye) Türkiye sınırlarında Haziran-Ekim arası yenir, sonrasında yenilen domatesler cebiniz için kazık, mideniz için hormondur. Bilmem son olmasından mı, domatesin lezzetinin doruğa ulaşmasından mı pek güzel oldu bizim çorbamız, hatta bence "kariyer"imin en başarılı "Domates Çorbası"nı yaptım dün, bu yüzden, hem bir az da arkadaşların ısrarları üzerine bazı eklemelerle beraber tarifi de paylaşmak istiyorum, efendim, izninizle.

8 Ekim 2013 Salı

"Kürk Mantolu Madonna" Sabahattin Ali

“Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz ? Bütün yakınlaşmalar , bütün birleşmeler yalandır. İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler , üst tarafını uydururlar ; ve günün birinde hatalarını anlayınca , yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz. Herkes tabii olanı kabul eder, ortada ne hayal sükutu, ne inkisar kalır…”

2 Ekim 2013 Çarşamba

Benim Adım Biber, Kırmızı Biber!


Orhan Pamuğun çok beğendiğim "Benim Adım Kırmızı" romanında "Ben Şeytan, zeytinyağında kızarmış kırmızı biberin kokusunu, açık pencerenin kenarında bir an bir kadının belirişini, sessizlikleri, düşünmeyi ve sabrı severim" okuduğumu ve sonradan bu cümlenin favori alıntılarımdan olduğunu hatırlıyorum. Konu şeytansa, olay cazibedir her zaman. Sabrı, düşünmeyi, sessizliği, açık pencereleri ben de severdim, ama kırmızı biber...o güne kadar hiç tatmışlığım yoktu aslında. Şeytandan insana fayda gelmez, derler ya, deyenler pek zeki olduğuna kanaat getirmişler şeytanın, ki hiç öyle değil. İnsan insanlığını bildikten sonra, değil şeytan, alayı gelse zerre zarar veremez, istemeden faydası bile dokunur. Nitekim, kırmızı biber olayına geri dönersek, cazibesine kapıldım ve tadına baktım. Yok böyle güzel bir koku, yok böyle güzel bir tat. Hele bir de, zeytinyağıyla beraber fırında közlerseniz... şeytandan daha zeki olduğunuzun farkına varacaksınız.