"Bir şeye sırf kulaktan duydunuz diye körü körüne inanmayın, birkaç kuşaktan beri itibar görüyorlar diye, geleneklerin de doğru olduğuna inanmayın. Sırf hocalarınızın ya da rahiplerin otoritesine dayanıyor diye hiçbir şeye inanmayın. Ancak bizzat hissettiğiniz, denediğiniz ve doğru olarak kabul ettiğiniz, kendinizin ve başkalarının hayrına olan şeylere inanın ve tutumunuzu onlara uydurun." Buddha
Tarih tekerrürden ibarettir derler. İnsanlar doğar, ölür. Devletler kurulur, yıkılır. Savaşlar başlar, kanlı, adaletsiz, vahşidir her zaman. Barış gelir ardından, kurnaz, gizemli, süslüdür her zaman, bazen de sahici ve huzurlu. Yaz olur, son bahar yapraklarını döker, kış ninni söyler uyutur gezegeni ve bahar başlar. Yeniden canlanır hayat, uyanır toprak ve yeşerir umutlar. Bin sene..milyon senedir tekrar eder durur tarih. Ama her gün yenidir. Her yaprak tazedir. Her umut hayattır. Unuturuz o yüzden kışı da, savaşı da, kanı da, ölümü de. Yaşarız yarınlar için. O güzel, güneşli ve uzak sabahlar. Gün gelir, yüzümüze gözümüze bulaştırırız bugünü, yine yarını bekleriz ya. Hep bizim güzel hayatımız "yarın"dan başlayacak umuyoruz, bense inanıyorum, bazı hazırlıklar yaparak, çok yakında o "yarın"a uyanacağız. Sizi bu sene "yarın"larınıza yakışan bir mutfakla tanıştırmayı düşlüyorum: Ayurveda.