Dünyanın en tatlı çifti, ki onlar bizim arkadaşlarımız oluyorlar, geçen hafta düğün dernekle evlendiler. İnsan evli olunca, çevresindeki her kesin evlenmesini istiyor. Kimilerine göre, özgürlüğünü özlediği, bekar arkadaşlarını kıskandığı için, çevresinde özgür kimse kalmasın istiyor. Bana göre, evlilik başıma gelen en iyi şey. Vallahi, abartmıyorum. 27 senelik ömrümde, başıma gelen en güzel, en tatlı şey evlenmem, daha çok bundan dolayı evliliği her kese öneriyor, her kesin başına gelsin istiyorum ben. Yalnızlık zaman zaman tatlı gelse de, karda uyumak gibidir, biz faniler için ölümcül olabilir. Düğünlerine katıla bilmesek de, arkadaşlarımız adına sevindik, dualar ettik, mutluluklarının daim olmasını diledik.
Kuru kuru olmaz dediler ve bizi Beşiktaş`ta bir hint restoranına götürdüler. Bizim de, onların da ilk deneyimi olduğundan, büyük heyecanla gittik, oturduk
. Mekan çok güzel. Hani, Hindistan denince aklınıza ne geliyorsa, hepsi var: hint müziği, rengarenk masa örtüleri, renk renk aksesuarlar, hint garsonlar ve hint şivesiyle süslü ingilizce...derken menü geldi. Evirdik, çevirdik. Olmadı. Garsona dedik ki, en iyisi sen geleneksel yemeklerle donat masayı. Demez olaydık. Başlangıç olarak yanında 4 farklı sosla, sebze topları getirdiler. Soslar da, sebze topları da güzeldi. Devamında "nan" dedikleri ekmeklerden geldi. Sarımsaklı, otlu, incecik, sıcacık ekmekçikleri ben çok beğendim. Ve nihayet ana yemekler...İsimlerini tam olarak aklımda tutamadığım, fakat bol "masalalı" yemeklerde inanılmaz çok, farklı baharatlar kullanılmıştı. Köri, masala, zencefil, kırmızı biber ve başka acı baharat çeşitleri...4 farklı yemek türü yedik, ama ağzımız acıdan o kadar yandı ki, aralarındaki farkı anlayamadık bile. İnsan yemek yerken, acı çeker mi...Hint mutfağı deniyorsanız, çekersiniz...Sonuç, geleneksel hint mutfağını kendi evimde yaptığım yemekler dışında bir daha hiç tatmak istemem... Neler yaşadık derseniz: yandık, kızardık, güldük, şaşırdık...O kadar baharat akla zarar... :)
Geçenlerde yaptığım "Körili, nohutlu pilav" geldi aklıma. Ne zamandır, tarifini yazmayı erteliyordum. Basit, lezzetli ve tek çeşit baharatlı bir yemek. Hint restoranı size kalmış, ama bu tarifi denemeye değer.
"KÖRİLİ NOHUTLU PİLAV"
250 gr organik nohut
250 gr organik pirinç
2 yemek kaşığı köri
3 yemek kaşığı köy tereyağı
tuz
karabiber
Nohutları ve Pirinçleri geceden soğuk suda ıslatın. Sabah, ilk önce nohutları tencereye alarak, üstünü 3 parmak geçecek kadar su koyarak, kaynamaya bırakın. Nohutlar hafif yumuşayınca, tam da pişmiş olmasın, pirinçleri, köri, tuz ve karabiberi ekleyin. Hepsi beraber pişerek, suyunu çekince altını iyice kısarak, tere yağını ilave edin ve demlenmeye bırakın. 15-20 dakika demlendikten sonra, altını kapatın 10 dakika daha dinlendirin. İster ana yemeklerin yanına koyun, isterseniz, ana yemek olarak salatayla beraber servis yapın. Afiyet olsun!




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder