29 Mayıs 2013 Çarşamba
Beyaz Zambaklar Ülkesinde
Bir öğretmen, bir doktor ve bir papaz.. uzun süre sömürge olmuş, cehalet batağına saplanmış bir halk. Beyaz Zambaklar Ülkesinde orijinalinden çevirince ismi "bataklık" anlamına gelen Finlandiyanın bataklıktan kurtularak aydınlığa kavuşma hikayesi anlatılıyor. Sade, içten ve hayranlıkla kaleme alınmış, okurken bile saflığı ve umudu hiss ediyor insan...
23 Mayıs 2013 Perşembe
İnsanlık için küçük, benim için büyük keşif- Deniz Börülcesi
Bu gün pazardan hiç tanışmadığım bir demet "güzellik" aldım. Resimde gördüğünüz üzere küçük yeşil kolye gibi duruyorlar. Ama ismini duymadım, tadını bilmem. Yüce internetin huzuruna gittim, sordum: "Ya Google, bana yeşillik isimlerini sayarmısın, tabii yanında resimlerini de gösterirsen, senden yerle gök kadar memnun olurum." Hiç bekletmeden, hemen saydı döktü önüme mevsim yeşilliklerini. Böylece bu "güzelliğin" ismini öyrenmiş oldum, ki, kendilerine "Deniz Börülcesi" diye hitap ediliyormuş.
19 Mayıs 2013 Pazar
...
"Çay demlesem.. içer miyiz?" diyorsun ya...başka ne olsun? Oturup çay içiyoruz, sokaktan hayat geçiyor. "Ben mi öleyim.. yoksa ateş edecek misin?" sormaya gerek yok ona nasılsa...
16 Mayıs 2013 Perşembe
Ev yapımı işler: Simitli Pizza
Geçenlerde "Sofra" dergisini karıştırırken bir tarife rastladım, çok ilgimi çekti doğrusu. "Simitli Pizza" olur mu?-demeyin.. Vallahi, olurmuş! Bizim evde pek pizza yenmez. Nedeni sevgili eşim V. Sevmedi gitti italyan güzelini. Ama bu tarif bana farkli geldi, hem oldukça kolay, hem de Pizza değil, sonuçta Simit. Kim sevmez ki, ünlü "sokak serserisini". Böyle büyük gözükdüğüne bakmayın, ben büyük simitlerden kullandım, çok başarılı şekilde küçüklerle de yapılır.
Yapılışı:
11 Mayıs 2013 Cumartesi
Tarih kokan günün ardında kalanlar..
8 Mayıs 2013 Çarşamba
Evrensel Müzik or No Land for Kamil Hajiyev
Bahar bitmeden, son yaprak düşmeden, yağmurlar ara vermeden; her kes işinde gücündeyken, hem de günlerden çarşambayken, çarşambanın akşamı, Doğu`nun mübarek öğleni de olur, hazır hiç önemli değilken, sen seç gününü, saatini..öğleden sonra, günbatımından önce..; kadınlar kocalarını yemeğe beklerken, çocuklar oyunlarını bitirmiş, yorgunluktan zar-zor evlerine dönerken; yollara hüzün çöktüğünde, uzaklar daha da uzak, renkler daha da solgun, toprak daha da soğuk, yeni nefes daha bir imkansız olduğunda; ve ya hiç bir şey olmadan, hiç kimse çağırmadan, gün ağarmadan..ben buralarda yalnız ölmeden..Sen gel! Yine gel! - yazmışım ben bu müziği ilk duyduğumda.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




