"Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz, bilmem
Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı" dermiş ya Cemal Süreya, alıntı yapmadan geçemedim. Kahvaltı denince aklıma hep bu dizeler gelir, gözümün önünde güneşli günler, geniş masalar, renk renk kahvaltılıklar canlanır, insanlar çevrelerine gülücükler dağıtır, kulaklarımda tabak çatal sesleri duyulur ve ben bu duyguyu öyle çok severim ki...
Meteoroloji "kara kış" haberlerini duyurmaya başladı, "kara" karanlığa, "karanlık" soğuğa, "soğuk" korkuya, "korku" umutsuzluğa seslendi. Onlar toplanıp gelmeden, dedim ki, kahvaltı yapalım, neden olmasın ki, mesela umut edelim. Kahvaltı güzel, ama yalnız başına tadı çıkmaz ki. Modern çağ insanını çılgın rutininden koparmak da ne mümkün. Bu yüzden kahvaltıya eski dünyanın güzel insanlarını davet ettim, böylece önümüzdeki 90 gün için "Oyunlar ve Kahvaltılar" konsepti oluşmuş oldu.
1.Gün
Oyun: WILLIAM SHAKESPEARE "MACBETH"
Kahvaltı: 2 Kivi, 2-3 Mandalina, 1 Form "Pirinç Patlağı", 4 çiğ badem, 2 fındık içi, 1 tatlı kaşığı keçi boynuzu pekmezi ve yaseminli yeşil çay.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder