"Şok! Şok! Şok! İşte 10 günde 10 kilo zayiflatan diyet.
Sabah: 1 bardak su
Öğlen: 3 yaprak marul, 1 yaprak roka
Öğün arası: 5 bardak su
Akşam: 1 küçük salatalık"
yani:
"Şok! Şok! Şok! İşte 10 günde sizi kesin öldürecek intihar üsulü! Köprüden atlamaya, İlaç almaya, Tavandan asılmaya, Bilekleri kesmeye son! Yiyerek ölün, zevkle ölün!"
***
Biz insanlar güzel varlıklarız.Öğle akıllı, zeki, öğle büyüleyici, mükemmel varlıklarız ki, tabiata kolayca savaş açacağımızı ve kazanacağımızı, hep kazanacağımızı düşleriz. Barışı da, savaşı da, haklarımızı da, sınırlarımızı da, sınırsızlığımızı da, hatta demokrasi ve humanizmi de biz keşfettik. Biz işte böyle müthişiz, yaratılışın doruğuyuz. Biz farklıyız. Ama o kadar çok aynıyız ki, aslında. Yalnızlıktan korkarız, kaçarız. Konuşuruz, aslında bir kelime dahi etmeyiz. Aşık oluruz, bir-birimizin canını acıtırız. Acırız, kendimizi yüceltiriz. Sonra da yemeğe gideriz. Duygularımızı yiyoruz çoğu zaman farkında bile olmadan. Mutlu muyuz? Hadi kutlayalım. Mutsuz muyuz? Hadi tatlı yiyelim. Yorgun muyuz? Hadi bir şeyler atıştıralım. Hasta mıyız? Hadi çorba içelim. Boş muyuz? Hadi kahve yapalım... Peki yemek bu kadar hayatımızın merkezindeyse, ne yiyoruz biz? Nasıl etkiliyor bizi yediklerimiz?
İşte Ayurveda`nın yanıtladığı önemli sorulardan bazıları bunlar. Ayurveda bizim farklı olduğumuzu savunur ve bir az da aynı. Bu yüzden insanları 3 gruba ayırır: Vata ( hava ve boşluk), Pitta (ateş ve bir parça su), Kapha (su ve toprak) doşalarına. İnsanın ait olduğu doşa bir sıra dış etkenlerden dolayı değişiyor, fakat sabit olarak her kes doğuştan bunlardan her hangi birine ait. Yapmamız gereken hangi doşaya ait olduğumuzu belirlemek ve vücudumuzun dengesini sağlamak için dengeli beslenmek. Tüm yiyecekler ve içecekler farklı doşalara sahipler, her hangi birinin bilinçsizce ve çok tüketilmesi dengemizi bozuyor ve sonuç olarak hayat kalitemizi düşürüyor.
***
Bugün anlatmak istediğim iki önemli yiyecek var ki, bence, nasibini pek alamamışlar biz insanlardan. İlki kabak, ikincisi baharatlar.
Kabak- mükemmel bir Vata grubu yiyecektir. Vata haraketi temsil eder. Soğuk, kuru, hafif, ince, hareketli, hızlı, sert, düzensiz ve pürüzlü gibi kilit kelimelerle tanımlanır.
Yemeklik kabağın 100 gramı; 95.5 gr su, 1.16 gr protein, 0.14 gr yağ, 2.9 gr karbonhidrat, 1.2 gr lif içerir ve 14 kalori enerji sağlar. Mineral içeriğinde ise; 15 mg kalsiyum, 22 mg magnezyum, 32 mg fosfor, 248 mg potasyum, 3 mg sodyum ve az miktarda demir, çinko, bakır, manganez ile selenyum bulunur. Vitaminlerden folik asit ve C vitamini bakımından zengin olmakla birlikte A ve B vitaminlerini de içermektedir. İdrar söktürür ve kabızlığı giderir. Mide ve bağırsakları yumuşatır. Böbrek ve mesane iltihaplarını giderir. Basur ve prostat şikâyetlerini azaltır. Yüksek tansiyonu ve kan şekerini düşürmeye yardımcı olur. Sinirleri yatıştırır. Göğsü yumuşatır ve öksürüğü keser. Kan yapar. Cinsel gücü ve doğurganlığı arttırır. Zihin açar.
2 kabak
2 domates
3-4 diş sarımsak
1 soğan
1 yeşil biber
1 kırmızı biber
zeytin yağı
baharatlar
Önce biberlerimizi fırında közlüyoruz, soğumadan kabuklarını temizliyoruz, ezme yapıyoruz. Sonra zeytin yağını tavada ısıtıyoruz, kıydığımız soğan ve sarımsakları kavurmaya başlıyoruz. Ardından domatesi rendeliyoruz ve tavaya ekleyerek, kavurmaya devam ediyoruz. Domates suyunu salıp, tekrar kendini toparlayınca biber ezmemizi içine koyuyoruz ve 5 dakika daha pişiriyoruz. En son baharatları ilave ediyoruz. Tuz, kara biber, kırmızı biber, biraz köri. Sonra küçük bir kiremit kap alıyoruz ve bu karışımı içine boşaltıyoruz. Üzerine halka halka doğradığımız kabakları diziyoruz. Üstüne de 1 kaşık zeytin yağı gezdirerek, 1 tatlı kaşığı da kekik serpiyoruz. Sonra kabımızı fırına dayanıklı kağıtla kaplıyoruz ve fırınlıyoruz. 180 derecede yaklaşık 2 saat pişmesi gerek. 2 saat sonunda yavaşca kağıtı açıyoruz ve daha 30 dakika pişirmeye devam ediyoruz. Hepsi bu... İnanılmaz güzel, lezzetli ve çok faydalı bir kabak yemeğiniz hazır.
100 gr kepekli makarna
1 domates
1 yeşil biber
2 tatlı kaşığı zeytin yağı
1 tatlı kaşığı tahin
kimyon
kırmızı biber
tuz
kara biber
zencefil
Makarnalarımızı haşlıyoruz. Ama dağılmamasına dikkat ediyoruz, hatta az pişmiş olursa daha iyi olur. Sonra domates ve biberimizi küçek karelerle doğruyoruz ve tabağa yerleştiriyoruz. Üstüne haşladığımiz ve suyunu süzdüğümüz makarnalarımızı alıyoruz. Ayrıca bir kavanozda zeytin yağı, tahin ve baharatlarımızı karıştırarak sos hazırlıyoruz ve yemeğimizin üzerine gezdiriyoruz. Hepsi bu! Hafif, sağliklı ve kolay makarna. Evet, Makarna doğru hazırlanırsa kilo aldırmaz!




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder