8 Mayıs 2013 Çarşamba

Evrensel Müzik or No Land for Kamil Hajiyev

Bahar bitmeden, son yaprak düşmeden, yağmurlar ara vermeden; her kes işinde gücündeyken, hem de günlerden çarşambayken, çarşambanın akşamı, Doğu`nun mübarek öğleni de olur, hazır hiç önemli değilken, sen seç gününü, saatini..öğleden sonra, günbatımından önce..; kadınlar kocalarını yemeğe beklerken, çocuklar oyunlarını bitirmiş, yorgunluktan zar-zor evlerine dönerken; yollara hüzün çöktüğünde, uzaklar daha da uzak, renkler daha da solgun, toprak daha da soğuk, yeni nefes daha bir imkansız olduğunda; ve ya hiç bir şey olmadan, hiç kimse çağırmadan, gün ağarmadan..ben buralarda yalnız ölmeden..Sen gel! Yine gel! - yazmışım ben bu müziği ilk duyduğumda.
O zaman daha sözler yok, enstrumanlar yok. Bir tek Kamil arkadaşımız var, gelmiş elinde gitarı, aklında müziği, kalbinde yaratma coşkusu..geçmiş oturmuş karşımıza..V`nin şarkı için söz yazması gerek, ama bir türlü yazmak istemiyor. Mızmızlanıyor. :) Neyse ki, gördü Kamil güzellikle olmayacak, aldı eline gitarı bir çalmaya başladı, sözler hazır olana kadar da hiç durmadı. Sonra da çekti gitti...
3 ay geçmiş ve yine çok güzel, kaliteli bir iş çıkarmış. İşle ilgili pek bir şey yazmayacağım, zaten göz önünde, görünen köy gibi, kılavuza ne hacet.
Tutku deyince, aklıma hep Kamil gelir..Siz bir de onu kemanıyla sahnede görün. Anlarsınız...
Merak edenler için:  No Land , Kamil Hajiyev ve de bizim kalbimizde yeri var, ama ona link düşemem..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder