8 Aralık 2013 Pazar

Eski Vejeteryanın İtirafları

Uzun dönem vejeteryan olarak hayatını sürdüren birisi için sonradan hangi nedenden dolayı olursa olsun et yemek mahçubiyet duygusunu tetikler. Bu yola gerçekten ahlaken ve vicdanen girmişsen, et yemek, yoldan sapmak, ihanet demektir. Şimdi düşüneceksiniz ki, neden bunları anlatıyorum. Et yemenin faydalarını anlatarak  kendime hak kazandırmak değil amacım, vicdanımı rahatlatmak hele hiç değil. Sadece bir tespiti paylaşmak istiyorum, uzun zaman et yemedim, tüm canlıların yaşama  hukuku olduğunu savundum, "Kurban Bayramı"na bir ton laf ettim ve geçe ay Kurban bayramında kendimi et paylaştırırken buldum. Bir baktım balık restoranında sipariş vermekteyim, bir baktım tavuklu tarifleri araştırıyorum. Fakat bu birbuçuk senede bloğa hiç içinde et olan bir tarif yazmamışım. Kimse gelip benden hesap sormayacaktı, biliyorum, ama beynimin kabullendiği bazı gerçekleri kalbim henüz kabul etmedi, ondandır her halde. Yazarken beynim susar, kalbim konuşur...yeni farkettim.
Fotoğrafta gördüğünüz yerelmasıyla, siyah havuçlu "Tavuk Buğulama" tarifimden bir kare, tadı güzeldi ama görüntüsünü pek sevmediğimden yapımını yazmak istemiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder